17 Haziran 2008 Salı

Göz Makyajı Gözlerinizi Renklendirir

Makyajın en önemli ayrıntılarından biri olan far rengini seçerken dikkatli davranmalısınız.

Mavi gözlüler

Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. "The Color Answer Book" kitabının yazarı Leatrice Eiseman "Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir" diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.

Yeşil gözlüler

"Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir" diyor Kate Hudson'ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr'dan bir öneri daha: "Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece seksi bir kontrast elde edersiniz." Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.

Kahverengi gözlüler

Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak. Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. "Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz." diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston'un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.

Gri-mavi gözler

Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.

Mavi-yeşil gözler

Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.

Gri gözler

Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.

Gri-yeşil gözler

Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.

Ela gözler

Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.

Göz makyajı nasıl yapılmalı?

Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz. Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik yada kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın. En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.

Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.

Kızıllar ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler. Bu renklerle sarışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz ancak göz ile burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.

* Eyeliner yada göz kalemini hem üste hem alta yada sadece üste sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız. Bunu ıslak pamukla, pamuklu çubukla yada bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle yapabilirsiniz.
* Açık renkli farlar kullandıysanız ya da günlük hafif bir makyaj istiyorsanız göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir.
* Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.
* Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez. Rimel sürmeden önce kirpikleriniz tarakla yada kirpik kıvırıcısıyla düzelterek, karışmalarını ya da birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz.
* Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor yada lacivert sürmeyi deneyebilirsiniz.
* Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.

Doğum Kontrol

Her kadının istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmak istemesi en doğal hakkı. Kontrolsüz birbirini takip eden doğumlar ve düşükler anne ve çocuk sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Bu nedenle aile planlaması hem anne, hemde çocuk sağlığına zarar vermeyecek uygun doğum kontrol yöntemleriyle yapılmalıdır. Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden tama yakın oranda engellenebilir. Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz. Genel olarak korunma yöntemleri ile ilgili şunlar söylenebilir: "Korunma yöntemi seçimi son derece önemlidir. İstenmeyen gebeliklerle karşılaşmamak için kişiler herzaman kendileri için uygun olan en iyi yöntemi seçmelidir. Kontrol yöntemlerinin başarılı olabilmesi için kullanan kişinin yaşam biçimine ve kişiliğine uygun olmalıdır.

-Kadının yaşı
-Eğitimi
-Cinsel aktivite durumu
-Genel sağlık durumu
-Gelecekteki çocuk isteği ihtimali
-Sosyal statüsü

gibi etkenler, kontrol yönteminin seçiminde rol oynar."

İdeal Korunma Yöntemleri Nelerdir ?

-Rahim İçi Araç(RİA)
-Doğum Kontrol Hapları
-Doğum Kontrol İğneleri
-Cilt Altı Norplantlar
-Cerrahi Sterlizasyon ( Ameliyatla Kısırlaştırma )
-Erkek Prezervatifi(Kondom)
-Kadın Prezervatifi
-Diyagram

Güzelliğin sırrı makyajda saklı

"Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin" sözü aslında hiç de yalan değildir. Dergilerde gördüğümüz güzel yüzlü kadınların makyajsız hallerini hiç görmediniz mi? Hayır, kesinlikle sizi kandırmıyor, gerçeği söylüyoruz. Siz yeter ki doğru teknikleri kullanmayı bilin...

Güzelliğe doğru yaklaşırken ilk yapmanız gereken doğru ürünleri seçmek. Önemli olan kendinize uygun bir ürünü yine kendinize uygun bir teknikle kullanmak.

Fondöten

Sizin için en uygun olan rengi bulmak için güneşe çıkıp renk tonuna dışarıda bakmanız daha uygun olur. Çünkü karanlık yerlerde fondötenin rengini anlayamayabilir koyu ya da açık bir ton alabilirsiniz.

Fondöten sürerken genelde süngerle sürülmesi tavsiye edilse de parmaklarınızı kullanarak da bu işlemi yapabilirsiniz. Böylece daha az ürün harcamış olursunuz.

Eğer fondöteniniz çok yoğunsa bir nemlendirici ile karıştırabilirsiniz.daha doğal bir görüntü sağlamak için makyaj bazı kullanabilirsiniz.

Pudra

Pudra seçimi yaparken cilt renginize uydurmaya çalışmak yerine şeffaf bir pudra kullanmayı tercih edin. Cildinizin kuru görünmesini istemiyorsanız pudra kullanmamanız tavsiye edilir. Pudrayı her zaman fondöten ve kapatıcıdan sonra kullanın.

Allık

Allık seçiminde göz önünde bulundurmanız gereken en önemli faktör allığın cildiniz kızardığında ya da yandığında aldığı renkten farklı olmamasıdır. Bu genelde pembe veya kırmızı tonlarıdır.

16 Haziran 2008 Pazartesi

Türkiye - Çek Cumhuriyeti Maçı Gollerimiz


13. Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri (A) Grubu'ndaki Türkiye'nin, gruptaki son maçında Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerek çeyrek finale yükseldiği maçın golleri.

12 Haziran 2008 Perşembe

Eşref Ziya - Kalksam ve Dirilsem


Gecenin karanlığında hep yanımda olsan
Mücadelen ve kıyamın rehberim olsa
Mekkenin ortasında kabenin yanında
Rahmani hareketin bir eri olsam

Ben kalksam ve dirilsem imanımla yücelsem
İçimdeki benliği tek tek eritsem

Issız çöl gecesinde ardından gitsem
İzini bulsam yanında bir an otursam
Ayağının tozuna yüzümü sürsem
Sürsem sürsem erisem arşa yükselsem

Ebu Bekr’in aşkını duysam kalbimde

Beynimi kemiren şirkten kurtulsam
Hicreti kendime yoldaş edinsem
Mağaranın eşiğinde güvercin olsam

Hz. Hamza Uhud Savaşı


HZ. HAMZA'NIN ŞEHID EDILMESI

Resulullah (s.a.s)'in amcasi Hz. Hamza kükremis bir arslan gibi düsmana kiliç sallayarak ilerliyor, hasimlarini kirip geçiriyordu. Diğer Müslümanlar da ellerinden gelen çâbayi gösteriyorlardı. Düşmanlar da olanca gayretleriyle kılıca sarılmalarına rağmen bozguna ugramaktan kendilerini kurtaramadilar. Tef çalarak askerlere moral veren düsman kadinlari bile korku içinde dag yamacina tirmanmaya, kaçmaya basladi. Bununla beraber henüz kesin netice alinmis degildi; düsmanin hizli bir sekilde takibi ve dönmeyecegi bir noktaya kadar kovalanmasi gerekiyordu. Halbuki bu inceligi ve harp usulünün bu yönünü bir an unutarak gaflete düsen ve dünyaliga meyleden Müslümanlar kiliçlarini birakip ganimet toplamaya koyulmuslardi. Ordunun gerisindeki vadiyi bekleyen elli okçu da kumandanlarinin israrlarina ragmen Resulullah (s.a.s)'in kesin emrini unutarak "Kardeslerimiz üstün geldi, biz niye bekleyelim" diyerek yerlerinden ayrildilar, ganimet toplamaya giristiler.

İşte bu sirada böyle bir ani gözetlemekte olan 200 kisilik düsman süvari birligi komutani Halid b. Velid az sayidaki İslâm okçusunun kaldigi geçidi rahatça ele geçirerek İslâm ordusunu arkasindan vurmaya basladi. Bunu gören müsrikler geri döndüler ve yeniden hizli bir saldiriya giristiler. Böylece Müslümanlar iki ates arasinda kaldilar, üstünlügü saglamisken dünyaliga dalmalari ve Peygamber'in emrini çignemeleri yüzünden zor durumlara düstüler. İste bu safhada Hazma (r.a) Ebu Süfyan'in karisi Hind'in kölesi Vahşi tarafindan mizrakla vurularak sehid edildi. Resulullah (s.a.s)'in Hicretten evvel Medine'ye tayüz ettigi ilk ögretmen Mus'ab b. Umeyr (r.a) de bu esnada sehid düsenler arasindaydi. Mus'ab (r.a) sima itibariyle Resulullah'a benzediginden sehit düstügünde, onu sehit eden kimse Resulullah (s.a.s)'i öldürdügünü haykiriyordu. Bu durum Müslümanlarin daha da dagilmasina sebep oldu. Ancak kisa zaman sonra Resulullah (s.a.s)'in sag oldugu anlasildi. Uhud daginin hemen eteklerinde bulunan Resulullah(s.a.s)'in çevresi büyük çarpismalara sahne oldu. Müslümanlar onun etrafinda dönüyorlar gerektiginde kollarini, bacaklarini kalkan yerine kullaniyorlardi, Hz. Talha bu yolda kolunu kaybetmisti. Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a)'a ise Resulullah ok veriyor ve: "Anam babam fedâ ol sun, at yâ Sa'd" diyor; oklarinin isabet etmesi için Allah'a dua ediyordu. Müsrikler Resulullah (s.a.s)'i öldürmek için hücum ettikçe Müslümanlar onun çevresinde giderek çogalmislar ve çetin bir savunma hatti kurmuslardi. Düsman bu hatti yaramayacagini anlayinca geriye çekilmek durumunda kaldi ve böylece savas üçüncü safhada denk bir duruma geldi. Ebu Süfyan karsi daga, Resulullah (s.a.s)'da Uhud'a dogru tirmandi ve bugün hâlâ ziyaret edilen magarada dinlendi. Resulullah (s.a.s)'in dişi kırılmış, yanagi yarilmisti. Kizi Fatma onu tedavi etti. Ebu Süfyan ile Hz. Ömer'in karsilikli konusmasi da bu esnada cereyan etmisti.

Kureysli müsrikler bu savasta o kadar vahsiyane seyler yapmislardi ki, belki tarihte benzerine az rastlanirdi. Müslümanlar bu savasta 70 sehid vermislerdi. Düsmanlar özellikle de müsrik kadinlar sehid Müslümanlarin burunlarini ve kulaklarini kesiyorlardi. Ebu Süfyan'in karisi Hind ve öteki bazi müsrik kadinlari Müslüman sehidlerin organlarindan yaptiklari gerdanliklari boyunlarina takmislardi. Ayrica Hind, Hz. Hamza'nın ciğerini çıkartarak ağzında çiğnemek iğrençligini gösterebilmişti.

Uhud'tan ayrilan Ebu Süfyan bir süre sonra geri dönerek Medine'ye saldirmak ve basladiklari isi tamamlamak istegine kapilmisti. Esasen böyle bir durumu, Resulullah (s.a.s) tahmin etmis, 70 sehid ve yaraliya ragmen savasin hemen ertesi Pazar günü düsmani takibe karar vermisti. Resulullah (s.a.s) 70 kisilik süvari birligi ile 8 km. Kadar müsrikleri takibetti. Sonra konaklayarak üç gün bekledi. Geceleri ates yaktirarak düsmana savastan yilmadiklari mesajini veriyordu. Müslüman olmadigi halde Müslümanlarin dostlarindan olan Huzaa kabilesinden Mabed-i Huzâî, Resulullah (s.a.s)'i gördükten sonra Ebu Süfyan'a giderek onun arkadaslariyla birlikte savas için geldiklerini söylemis, Ebû Süfyan da yeni bir vurusmayi göze alamayarak Mekke'ye gitmis ve Medine'ye saldirmaktan vazgeçmisti. Böylece Müslümanlar, bu savasta birinci safhada üstünlük saglamislar, gaflet ve dikkatsizlik neticesinde ikinci safhada ilahî bir imtihana ugratilarak maglubiyet acisi kendilerine tattirilmis, fakat üçüncü safhada durum denklesmisken Resulullah (s.a.s)'in cesaretle takibi neticesinde düsman korkutulmus ve üstünlük tekrar Müslümanlara geçmisti.
Kaynak: Enfal.de

Şekilli Acımasız Nickler

Şekilli Nickler, Acımasız Msn Nickleri
ßЄИ KUßΛR KΛĐΛR ΛSIŁ, ĐЄŁIĞØИČΛ KΛĐΛR U¢UK, ΛҒĞΛИ ĞIßI KØMIK, PΛPIX KΛĐΛR ŁüX & ČØČΛIИЄ KΛĐΛR TЄHŁIKЄŁIЧIM !

SöZŁЄRIИ ßüЧüK ЧüRЄQIИ KûČûK ЧΛИŁI$ŁΛRIИ ČØK ĐØQRUŁΛRIИ ЧØK KЄИĐIИЄ QöRЄ $ΛИSŁISIИ ҒΛKΛT ßΛИΛ QöRЄ ZΛVΛŁŁISIИ !

ßIR $ISЄĐЄИ ĐóKúŁЄИ SΛRΛP ‘ IИ ĐЄĞIŁ, ßIR TЄK KΛĞITŁΛ SΛRIŁΛИ ЄSRΛR ‘ IИ ĐЄĞIŁ, SøĐΛЧŁΛ PΛTŁΛЧΛИ HΛP ‘ IИ ĐЄĞIŁ, ßIZ ĐЄŁIKΛИŁI ΛĐΛMIИ MUPTЄŁΛ ‘ SIЧIZ !

ßUĞüИ SЄИ!И IçIИ ß!R KURßΛИ KЄST!M ß!ŁЄKŁЄR!M HΛŁΛ KΛИıЧØR VЄ ΛČıЧØR.

KΛPΛT ĞØZŁéRIИI Vé ßΛИΛ ßΛK ßéИ! ĐIЧé Иé VΛRSΛ ĞØRĐUĞUИ I$Té Ø SéИIИ ЧØKŁUĞUИ..

ҒΛИI ĐUИЧΛИIИ ßΛKI PΛĐISΛHI ĐéĞIŁIZ ßIZ PΛRČΛŁΛИMIS ĞØИUŁ HIRKΛŁΛRIИI ЧΛMΛR ĐIKЄRIZ ßIZ ĐØSTŁΛRŁΛ ΛĞŁΛR ĐØSTŁΛRŁΛ ĞUŁЄRIZ.

ĞØZŁéRĐé ЧΛS ЧØKSΛ RUH ĞØK KUSΛĞIИΛ SΛHIP ØŁΛMΛZ!.

ØZUИ ΛЧĐIИ ΛRTIK ØZĞURSUИ . .ΛRTIK ßΛĞIMSI SIИ SΛßΛHΛ ßUTUИ UČΛKŁΛR Vé KUČΛKŁΛR SéИIИ.

SЄИI HΛЧΛTıИ KURΛŁŁΛRıИΛ ĞöRЄ ĐЄğIŁ KΛҒΛMΛ ĞöRЄ ЧΛşΛĐIM.
HãSRêTîM’Đ!ñ $îMĐî îSê ÑêҒRêT!M’Sîñ, ĐUЧ ßUИŁãRî; KãŁßîñê î$ŁêSîñ, Sêñ ИãSîŁ ßîRîSîñ?

ßЄИIM ΛČIЧΛ VЄRЄČЄK ßIR ŞЄЧIM KΛŁMΛĐI, MUTŁUŁUKTΛИ ΛŁΛČΛĞIM VΛR ßЄИIM

ҒıRTıИΛИıИ şIĐĐЄTI ИЄ ØŁURSΛ ØŁSUИ MΛRTı SЄVĐIğI ĐЄИIZĐЄИ ΛSŁΛ VΛZĞЄçMЄZZ.

KΛŁЄMIMI KıRSΛŁΛR SЄИI SЄVĐIğIMI KΛИıMŁΛ ЧΛZΛRıM

ßΛZЄИ çØßΛИ ØŁUP KØЧUИ ĞüĐЄRIM KΛҒΛM ßØZUŁUR ЄSRΛR ÇЄKЄRIM

ßUИΛŁıMΛ ĞIRЄR JIŁЄT ΛTΛRıM ҒЄRĐIČIЧIM ΛRKΛĐΛş çØK ĞöRMЄ ßΛИΛ!!!

SЄČĐЄ ЄTTIM ΛşKΛ TΛPΛRČΛSıИΛ UğRUИĐΛ TΛИRıИıИ ЧØŁUИĐΛИ ØŁĐUM SЄßЄP SЄИSIИ ßüTüИ ĞüИΛHŁΛRıMΛ SЄVĐIKçЄ SΛЧЄИĐЄ ĞüИΛHKΛR ØŁĐUM!

ßЄИ SЄИSIZ ČЄИИЄTTЄ ЧΛşΛMΛKTΛИSΛ SЄИIИŁЄ ČЄHЄИИЄMĐЄ ЧΛИMΛK ISTЄRIM

ßU ΛşKıИ ßIŁЄTIИI ISTЄĐIğIИ ĞIßI KЄS ИΛSıŁSΛ ĞIĐIЧØRSUИ, ßIŁIЧØRUM ĞIT ΛMΛ ΛRĐıИĐΛ ΛğŁΛЧΛИ ßIR çIҒT ĞöZ PΛRΛMPΛRçΛ ßIR ЧüRЄK VЄ ЧıKıŁMış ßIR ĐΛğ ĞöRMЄK ISTЄMIЧØRSΛИ ÇЄK SIŁΛHı ĐΛЧΛ SıRTıMΛ TITRЄRSЄM ИΛMЄRĐIM SЄИ VURĐUИ ĐΛ ßЄИ öŁMЄĐIM

IçTIğIM ŞΛRΛP ØŁSUИ ÇéKTIğIM ЄSRΛR ØŁSUИ SéVĐIğIM KıZ MüSŁüMČüЧSé ČΛИıM ҒéĐΛ ØŁSUИ..

SЄRSЄRIŁЄR ИЄ ΛĞŁΛMΛЧI ИЄĐЄ SЄVMЄЧI ßIŁIRMIS,ØŁΛKI SЄVĐI ßIR KЄZ SЄVЄRŁЄRMIS VЄ ØŁΛKI ΛĞŁΛĐI ĞØZЧΛSIИIИ ĐUSTUĞU ЧЄRĐЄ ØŁURŁЄRMIS.

SЄИ ßЄИIM ΛĐıMı ßIŁЄ ΛИΛMΛZSıИ…ßıRΛK ĐØST KΛŁMΛЧı SЄИ ßЄИIM ĐüşMΛИıM ßIŁЄ ØŁΛMΛZSıИ!!!

ßIR ĞüИ Ø ĞüZЄŁ ĞöZŁЄRIИЄ ЧΛşŁΛR ĐØŁΛR,KΛŁßIИ SıZŁΛR,IçIИ ЧΛИΛRSΛ ĐЄMЄ ßΛИΛ SЄИ ЧΛKTıИ..SЄИ ISTЄЧЄRЄK ЧΛИĐIИ!!!

ΛğŁΛMΛK ČØČUKŁΛRΛ ΛҒҒЄTMЄK ΛŁŁΛH Λ MΛHSUSTUR,ßIR ĞüИ ßЄИI ΛŁĐΛTıRSΛИ ΛğŁΛMΛM ČØČUK ĐЄğIŁIM ΛҒҒЄTMЄM ΛŁŁΛH ĐЄğIŁIM…

SЄVĐIĞIMIZI ЄŁIMIZĐЄИ ΛŁΛИŁΛRΛ KØŁUMUZΛ JIŁЄT ΛTTıRΛИŁΛRΛ KΛĐЄH şIşЄSIИI ЄŁIMIZЄ TUTUşTURΛИŁΛRΛ ISЧΛИıM ΛŁŁΛH Λ ĐЄğIŁ TÜM ΛŁŁΛHSIZŁΛRΛ

ĞöZŁЄRIИЄ ßΛKTıKçΛ ΛğŁΛSΛĐΛ ĞöZŁЄRIM ΛğŁΛMΛK IçIИĐЄ ØŁSΛ ĞöZŁЄRIИI öZŁЄĐIM
ЄČЄŁЄ SÖZŁÜ , ÖŁÜMЄ ИIŞΛИŁIЧIZ , TЄSΛĐÜҒЄИ ĞЄŁĐIK , MЄČßURI ЧΛŞIЧØRUZ

ЄҒKΛRŁıЧıM ßUĞüИ ЧIИЄ ĞURßЄT ЄŁĐЄ ΛKşΛM ØŁĐU IçIP KüSTüM KΛĐЄRIMЄ ΛЧRıŁıK ØŁĐU.

ΛИΛM ЧØKKI ĐЄRĐIMI ßIŁSIИ ßΛČıM ЧØKKI ĞöZЧΛşıMı SIŁSIИ HΛSTΛ ĐüşTüM ĞURßЄT ЄŁĐЄ ЧΛИŁıZıM şIMĐI

SЄИIИŁЄ ßΛşŁΛĐığıИΛ IИΛИĐığıM ßIR HΛЧΛTı,SЄИ ØŁMΛĐΛИ ИΛSıŁ ЧΛşΛRıMMM…

ßIR KΛR TΛИЄSI KΛĐΛR ßЄЧΛZ ØŁ ΛMΛ ; ØИUИ KΛĐΛR SØğUK ØŁMΛ ßITΛИЄM…

ĐЄИIZ ЧΛ KUĐURMΛŁI ЧΛ ĐURUŁMΛŁI,HΛИČЄR ЧΛ SØИUИΛ KΛĐΛR SΛPŁΛИMΛŁI ЧΛ KIИIИĐΛ ĐURMΛŁI.

SЄVЄČЄKSЄ IИSΛИ ЧΛ ØŁUMUИЄ SЄVMЄŁI,ЧΛĐΛ HIČ.

ßUĞüИ SЄИIИ IçIИ ßIR KURßΛИ KЄSTIM HΛŁΛ ΛKıЧØR VЄ ΛČıЧØR ßIŁЄKŁЄRIM.!!

ЧΛğMUR, MUTŁUŁUğUMΛ ĞöŁĞЄ ĐüşüRMЄK IçIИ ЧΛğıЧØRSUИ ΛŁĐıRMıЧØRUM. ИIЧЄTIИ ßЄИI ıSŁΛTMΛKSΛ ßЄИ ZΛTЄИ ΛğŁıЧØRUM..

ĞUŁŁЄR ΛRΛSIИĐΛ ßIR ĐIKЄИ KIRIK MΛSΛĐΛ IČKI IČЄИ ΛZΛß ØŁMUS ĞÖИŁÜ ЄSRΛR ČЄKЄИ
ИЄRЄĐЄ ßIR MUSŁUMČU ĞÖRÜRSЄИ ßЄИI HΛTIRŁΛ!
Şekilli Acımasız ve Damar Msn Nickleri güle güle kullanın.

11 Haziran 2008 Çarşamba

Allah Diyen Aslan


Aslan Allah diye kükrüyor...

Fatiha Okuyan Papağan


Papağan Kur'an-ı Kerim'in bir nevi ozeti olan Fâtiha Sûresini okuyor.

Şehit Tahtında 2 (Klip)

Şehit Tahtında (Klip)


Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer

Ümitsiz olmaz ümitsiz olmaz
Sevdasız olmaz sevdasız olmaz

Dağları oyup zindan etseler
Allah nurunu söndüremezler
Dağları oyup zindan etseler
Davamın önüne geçemezler

Yarasız olmaz Çilesiz olmaz
Şehitsiz olmaz Kurbansız olmaz

Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer

Karanlık ölür zülümat ölür
Gözler önünde ve Ölüm ölür

Anladım artık Uhud ve Bedir
Ve Ümit sevda Şehadet nedir
Soludum Kanri Mahşer anını
Ümidi Şehidi ve Sevdayı

Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer

İşte Mükemmel Kadın

Japonya'da üretilen ‘Perfect Woman’ (Mükemmel Kadın) adlı robot erkeklerin hayatını değiştirecek.
AI Robotics adlı şirketin ürettiği kadın robot Lisa'nın marifetleri saymakla bitmiyor.


Alışveriş yapan, yemek pişiren, evi temizleyen Lisa yoğun tempolu bir günün ardından sahibine masaj bile yapıyor.

Cuma günü basına tanıtılacak olan Lisa'ya ulaşmak ise bir 'tık' uzaklıkta. Şirketin www.perfect-woman.com adlı internet sitesine girip Lisa'nın saç rengini, saçının boyunu ve giyim tar zını belirleyip siparişinizi verebiliyorsunuz.

Mükemmel robotun fiyatının cuma günkü tanıtım sırasında açıklanacağı belirtilirken şirket yetkilileri, erkek robotların da yakında piyasada olacağının müjdesini verdi.

10 Haziran 2008 Salı

Domain Piyasasının en Ünlü 10 ismi

Bugünlerde alan adı piyasasıyla yakından veya uzaktan ilgilenen herkes bir şekilde bu isimleri, ya yapmış oldukları alış-verişler ya da kurdukları yeni site ve sistemler vasıtasıyla duyuyor. Kimi zamanda bizzat kendimiz bu isimlerin sitelerinden alış veriş yapıyor veya kendi alan adlarımızı satmaya çalışıyoruz. Peki, bu isimler kimler ve şuan ki yerlerine nasıl geldiler hiç merak ettiniz mi? İşte Alan adı piyasasının en ünlü 10 ismi ve kısa biyografileri…

Bob Parsons (Go Daddy CEO)
Bob Parsons1950 yılında dünyaya gelen Bob bütün öğrenim hayatını doğduğu yer olan Baltimore'da geçirdi. 1968 yılında ABD ordusuna piyade sıfatıyla katıldı. Vietnam savaşı sırasında yaralanarak gazi unvanı alan Bob, 1975 yılına kadar Baltimore Üniversitesinde Muhasebe eğitimi aldı. Bilgisayar sektörüne yazılım üretip satmak amacıyla 1984 yılında kurduğu Parsons Technology ile adım attı. Kendi ifadesiyle hayatının dönüm noktası olarak “iflasın eşiğindeyken yazılımı için bir dergide verdiği ilanı” gösteren Bob o günden sonra sürekli büyüyen şirketini 1994 yılında 61 Milyon dolara sattı ve 1997 de Go Daddy’yi kurarak alan adı sektörüne adım attı. 2000 Yılında ICANN’dan akredite alan Go Daddy o günden bu yana da 22 milyonun üzerinden alan adının kaydını yaparak bugün dünyanın en büyük alan adı firması oldu. Şu an kendi şirketinde CEO ‘luk yapıyor, eğer Go Daddy üyeliğiniz varsa sık sık kendisinden spam tadında emailler alabilirsiniz...
http://www.godaddy.com/
http://www.bobparsons.tv/
http://en.wikipedia.org/wiki/Bob_Parsons


Tim Schumacher (SEDO’nun CEO su ve Kurucusu)
Tim Schumacher
Dünyanın en büyük ve başarılı domain marketi olan SEDO (Search Engine For Domain Offers) ‘nun kurucudur. Almanya Köln Üniversitesinde işletme eğitimi almıştır. Stockholm Üniversitesi Ekonomi Okulunda lisansüstü eğitim alıp CEMS İşletme okulunda master yapmıştır. Bu görünümüyle tam bir mektepli olan Tim, bugün hala SEDO’yu daha karlı ve daha büyük bir şirket olması için gayret göstermektedir. SEDO bugün domain piyasasında en ünlü alan adlarının satıldığı ve en iyi parking sistemine sahip yerlerden biri olarak ün yapmıştır. Son zamanlarda yapılan büyük satışların bir çoğu pizza.com v.b. sedo üzerinden gerçekleşmiştir.
http://www.sedo.com


Adam Dicker (DNForum’un sahibi ve TDNAM Başkan yardımcısı)
Adam Dicker13 Ekim 1965 yılında Toronto/Kanada’da doğdu. Alan adı sektöründe bir emlakçı olan babasından aldığı emlakçılık bilgilerinin büyük yardımını gördü. 1990 yılında kendi bilgisayar firmasını kurarak sektöre girdi. Donanım sektöründeki kâr oranlarını beğenmeyerek kendi ISP’sini kurdu. İlk alan adını 1996 yılında alan ve o tarihten bu yana kaliteli adları toplayan Adam’in listesinde SM.com, download.net, planets.com gibi adresler bulunmakta. Ücretli üyelik sistemine sahip de olsa bugün alan adı piyasasındaki bir çok ünlü ismin bir arada bulabileceğiniz en büyük ve yararlı sitelerden biri olan DNForum’un sahibi olan Adam nerdeyse alan adı alım satımıyla profesyonel olarak uğraşan herkes tarafından tanınmaktadır. 2007 yılında Go Daddy firmasında Vice President olarak çalışmaya başlayan Adam her ne kadar büyük bir isim haline gelmiş olsa da DNForumda her gün birçok konuda mesaj yazmaktadır.
http://www.adamdicker.com/
http://www.dnforum.com
http://www.tdnam.com/


Rick Latona
Rick LatonaNerdeyse internetin ilk kuruluşundan bu yana sektörün içinde olan bir isimdir. Sahip olduğu siteler toplamda günlük beş milyondan fazla tekil ziyaretçi almaktadır. 10 binin üzerinde .com uzantılı alan adını elinde bulunduran Latona sektörün önde gelen isimlerindendir. Alan adınızı rehine bırakarak ödünç borç alabileceğiniz DigiPawn adlı sitenin kurucusudur. Bu gibi birçok değişik yatırıma imza atmış olan Rick’in ismini her geçen gün yeni bir büyük alan adını satışında sıklıkla duymaktayız. Adeta tek başına bir alan adı alım satımı şirketi gibi çalışmakta olan Rick hakkında detaylı bilgiye kendi web sitesinden ulaşabilirsiniz.
http://www.ricklatona.com/


Dr. Kevin Ham
Dr. Kevin HamAslen 37 yaşında Koreli bir doktor olan Kevin, alan adı sektörünün büyük cazibesine görerek esas mesleğini bırakarak sektöre girmiştir. Bugünlerde yaklaşık olarak 300 bine yakın alan adını elinde bulunduran Kevin genel olarak typo domain adı verilen yanlış yazımlardan girilen internet siteleri üzerine uzmanlaşmıştır. Geçen yıllarda .cm (Kamerun) uzantısı için bir anlaşma yapmış ve bu yolla .com alan adını yanlışlıkla .cm olarak giren bir çok internet kullanıcısına kendi sitesindeki reklamları göstererek büyük gelir elde etmiştir. Yıllık kazancının 70 milyon dolar civarında olduğu düşünülmektedir. Kendisi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
http://www.dnjournal.com/cover/2008/may.htm


Rick Schwartz
Rick Schwartzİlk alan adı olan lipservice.com ‘u 1995 yılında 100 dolara alarak sektöre girmiştir. 7 yıl sonra Men.Com adresini 1.32 Milyon dolara satarak dünya çapında ün kazanmıştır. Alan adı alım satımın en öncü isimlerindendir. Esas uzmanlığı ise web sitesi trafiği ve değerlendirilmesidir. Type-in alan adlarının değerini fark eden ilk yatırımcılardan biridir. T.R.A.F.F.I.C olarak adlandırılan alan adları piyasasının en önemli sektör toplantılarının yapımcısı olarakta tanınır. Şu an için elinde tuttuğu alan adlarından bazıları ise şunlardır Candy.com, Property.com, Properties.com.
Rick hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için buraya bakabilirsiniz.
http://www.ricksblog.com/about.html


Ron Jackson (dnjournal.com ‘un kurucusu ve editörü)
İş hayatına bir radyoda haber sorumlusu olarak başladı, Bob Parsons gibi Vietnam savaşında orduda yer alan ve burada da benzer bir görev alan Ron işinde iyice uzmanlaştı. Kariyerinin ilerleyen zamanlarında bir müzik marketi açmayı düşünen Ron 1997 yılında musicparadise.com’u alarak internet ticareti ve domain sektörüne adım attı. İnternet üzerindeki alış verişlerin giderek büyüdüğünü görerek 2003 yılında dnjournali kurmaya karar verdi. Sektördeki en güncel alım satım bilgilerini bulabildiğiniz sitede aynı zamanda haberler ve makalelerde bulunmakta. Hiç şüphesiz dnjournal.com çoğu domainer için domain dünyasının wall street journal’ı olarak kabul edilmekte. Adreslerden Ron ve dnjournal hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.
http://www.dnjournal.com
http://www.webpublishingblog.com/intervi...nalcom.htm


Monte Cahn (Domain Systems Inc. CEO)
Alan adı sektörünün en tanınan kayıt şirketlerinden biri olan moniker.com’u da içinde barındıran Domain System Inc.CEO su olan Monte 1996 yılında domain alım satımına başladı. Sektörün ilk bir milyon dolar üstü satışı olan wallstreet.com ile ün kazandı. Yine 1999 yılında autos.com’u 2 milyon doların üstünde satarak bu barajı geçen ilk kişi oldu. Piyasanın ilk domain değer analiz programlarından birinin de sahibi olan Monte’nin webmasterradio.fm adresli online radyosuda bulunmakta.

http://www.moniker.com

Chris Chena (Chena Ventures Kurucusu ve Başkanı)
Bütün dünya İngilizce alan adlarına yatırım yaparken Paraguaylı bir yatırımcı olarak İspanyolca alan adlarına yönelen Chena kısa sürede bu piyasanın en dominant aktörlerinden biri haline geldi. Clasificados.com, amistad.com ve Paraguay.com gibi oldukça jenerik adreslerinde sahibi olan Chena 2007 yılında Paraguay’ın ünlü tv kanallarından biri olan Chanel 13 ünde %80 hissesini satın aldı. Şu ab IDN piyasasının da en ünlü aktörlerinden biri olarak ta kabul edilmekte.
http://www.chena.com/index.php


Ron James (namepros.com'un Kurucusu)
Adam Dicker gibi alan adı forumuyla ün kazanmış olan bir diğer domainerimizda Ron James. 2002 yılında kişisel domainlerini satmak için geliştirdiği php tabanlı bir yazılım olan www.domainsellerpro.com ile sektöre girdi. Bugün alan adı forumları arasında en tanınmışlarından biri olan namepros’u 2003 yılında kurdu. Kurulduğu günden bu yana hiçbir zaman ününü kaybetmeyen namepros, dnforumun aksine ücretsiz olmasından dolayı bugün sektörün en büyük alan adı forumu olarak bilinmekte. Aynı zamanda kendiside bir alım satımcı olan Ron 1997 yılından bu yana bu işi yapmakta.
http://www.domainingblog.com/2005/11/qa-with-ron-james-of-namepros-and.html
http://www.namepros.com
Sektördeki ünlü aktörleri bir nebze olarak tanıtmak istediğim yazımın sonuna geldik.
Umarım herkes için yararlı bir yazı olmuştur.

Kaynaklar
http://logistiklabs.blogspot.com/2007/12/20-most-influential-people-in-domain.html
http://www.dnjournal.com
Yazar; Ahmet Oğuz KOCA

coffee.org 100.000$ 'a satıldı

coffee.org Amerika menşeili bir yatırım firması olan WCM Investments tarafından 100.000$ 'a satın alındı. 3400 kadar alan adını portföyünde bulunduran WCM buradaki habere göre alan adı üzerinden kahve dağıtım merkezi kurmayı planlıyormuş. Bu satış şimdiye kadar bilinen en pahalı .org uzantılı alan adları arasında 4. sırada yer aldı. En pahalı .org alan adları ise şöyle...

- Movers.org - $26,000
- Compraventa.org - $28,253
- Well.org - $29,100
- Physicians.org - $45.000
- Boats.org - $50,249
- Bingo.org - $75.000
- Army.org - $99,000
- University.org - $100.000
- Coffee.org - $100.000
- Loan.org - $105,500
- Date.org - $150,349
- Engineering.org - $200.000

Domain Sektörü Üzerine Araştırma Raporu


Domain Name Wire web sitesinin editörü olan Andrew Allemann sektördeki bir çok domainer ve aktör ile görüşerek yaptığı araştırmanın sonuçlarını mayıs ayında Orlando’da düzenlenen T.R.A.F.F.I.C. konferansında yayınlamış. Bizim gibi Orlando’ya kadar gidemeyecek olanlar içinde sunumun bir kopyasını web sitesine koymuş. Bende sizlerle paylaşmak istedim araştırma sonuçları hayli dikkat çekici…



2008 Yılında Sektörün değeri konusunda beklentiniz nedir?
Katılımcıların %75 i değerin artacağını
%18’i aynı kalacağını
%7 si ise düşeceğini söylemiş

Aylık park gelirleri hakkında beklentiniz nedir? sorusuna
%45 daha iyi olacak
%31 aynı kalacak
%24 2007 yılına kıyasla azalacak cevabı verilmiş.

“2007 yılında sektöre yenelik en büyük tehdit neydi?” sorusuna ise katılımcılar,
%30’u PPC reklamcılığındaki değişiklikleri
%20 ABD Ekonomisindeki durgunluğu
%19’u domainer karşıtlığı
%9’u Alan adı hırsızlığı
%8’i dolandırıcı reseller ve tescil şirketleri
%8’i toplu kayıtlardaki fiyat artışı
%4’ ise diğer sebepler cevaplarını vermişler.

Alan adı sektöründeki en etkili insanlar kim? sorusuna;
%27’si Rick Schwartz
%19’u Frank Schilling
%17’si Bob Parsons
%10’u ise Ron Jackson cevabı verilmiş.

En iyi alan adı forumu hangisi sorusuna;
%50 DNForum
%37 NamePros
%11 DomainState
%2 is diğerleri cevabı verilmiş.

.COM doluysa hangisini tescil etmeyi tercih edersiniz.
%71 .net
%13 .info
%13 .org
%2 .biz

ICANN yeni TLD’ler onaylamalı mı?
%57 Hayır
%30 Evet
%14 Emin değilim

Yazının İngilizce orajinaline bu adresten, sunumun hepsine ise buradan bakabilirsiniz
Yazar; Ahmet Oğuz KOCA Kaynak

8 Haziran 2008 Pazar

Cildiniz ışıl ışıl parlasın !

Cildinizin uzun süre parlak, canlı ve gergin kalmasını ister misiniz ?

Cildinizin parlak, canlı ve gergin kalmasını bunun için çok fazla zaman harcamanıza, market market dolaşmanıza gerek yok. Kolayca bulunan sebze ve meyveleri öğünlerinize eklemeniz yeterli…

• Spagetti sosuna havuç rendeleyin. Varlığını bile fark etmeyeceksiniz ve içerdiği karoten cildinizi besleyecek.

• Ispanağın taze yapraklarını salata için ayırın. Ispanak diğer marul, göbek gibi salata çeşitlerinden daha fazla karoten içerir.

• Yumuşak meyveleri, yoğurtla ve taze meyvelerle karıştırın. Kayısı, şeftali, mango, papaya gibi meyveler günlük beslenmenizdeki karoteni yükseltir.

• Garnitür için şarap bardağının içinde soğutulmuş ya da şampanya serpilmiş ve nane eklenmiş garnitür kavun gibi özel tatlılar cildiniz için yararlıdır.

• Akşam yemeği öncesi atıştırmak için dolapta hazır olarak brokoli bulundurun.

Herkesin seveceği şekilde hafifi yağlı olarak servis edin.

• Meyveleri her akşam yemeğinin parçası yapın. Gece için taze ve soğutulmuş meyveleri salata olarak önceden hazırlayın. Yeni lezzetler için mango, papaya gibi tropikal meyveleri seçin. Tropikale yönelin.

• Pastaya veya domates salatasına, brokoli ve taze ıspanak ekleyin. Bunlar hemen hemen her tarife uygundur. Sulu salatalarda domates yerine papaya da konulabilir. Sadece lezzet değil, bol miktarda karoten de almış olacaksınız. Aynı eski portakal suları ya da elma suları yerine, ufkunuzu genişletin ve karoteni yüksek meyve sularını tercih edin.

Bebek gibi bir yüz için...

İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz...

Yüz için nemlendirici maske


Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.

Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor

Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.

Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.

Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnabahar

Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.

Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.

Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.

Kırışıklara karşı maske

Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.

Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.

Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için

Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.

Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.

Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.

Saç ekiminde 3 teknik, ömür boyu garanti

Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi bilimin ve teknolojinin sunduğu en son yöntemleri uyguluyor...

Çoğunlukla erkeklerde görülen, aileden gelen genetik nedenlerle saç dökülmelerine karşı, dünyada üç tür saç ekim tekniği uygulanıyor. Kadıköy Bahariye’deki Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi, deneyimli uzman kadrosu ve modern teknolojisi ile klasik, fue (ameliyatsız) ve biofıbre (suni) saç ekimi yöntemlerinin tümünü, ihtiyaç ve tercihe göre başarıyla uygulayıp, kellikten rahatsız olanları ömür boyu garantili, sağlıklı saçlara kavuşturuyor.

Erkeklerde kadınlara göre çok daha yoğun biçimde görülen genetik saç dökülmeleri karşısında, modern bilim ve teknolojinin sunduğu olanaklarla geliştirilen saç ekim teknikleri, sağlıklı ve başarılı çözümler ortaya koyuyor.
<!--
google_ad_client = "pub-8512210887917841";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel ="";
google_color_border = "FFFFFF";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "008000";
//-->

Muayene ve testlerle saç dökülmelerinin nedenini kolayca belirleyen Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi, gereken durumlarda, en son geliştirilen üç modern saç ekim tekniğini de, ihtiyaç ve isteğe bağlı olarak başarıyla uyguluyor.

Saç dökülmesi şikayeti ile Kadıköy Bahariye’deki Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi’ne başvuranlar için, fizik muayene ve bazı testler sonucunda, dökülmenin boyutu, yaşı ve nedeni belirlenerek, buna göre onları yeniden saçlarına kavuşturacak bilimsel çözüm alternatifleri sunuluyor. İlaç tedavisi ve deri içine uygulanan ilaç tedavisi (saç mezoterapisi) ile önlenemeyen saç dökülmeleri karşısında, dünyada uygulanan en gelişmiş üç saç ekim tekniğinden en uygun olanı tercih ediliyor.

Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi’nin deneyimli ve uzman kadrosu tarafından uygulanan saç ekim teknikleri, ameliyathane ortamında lokal anestesi ile gerçekleştiriliyor. Kişinin uyanık olduğu ve hiçbir ağrı sızı hissetmediği operasyonlar 4 ila 6 saat sürüyor. Klasik saç ekiminde, ense bölgesinde bulunan ve dökülmemeye şifrelenmiş olan saçlar lokal anestezi ile uyuşturularak alınarak, bunlar tek köklü mikrogreftlere (kıl köklerine) ayrılıyor. Bu tekli veya ikili kıl kökleri alın veya tepe bölgesindeki açık alana tek tek ekiliyor. 3 hafta içinde ekilen bu saçlar dökülüyor ve 3 ay sonra yerini hiç dökülmeyecek olan orijinal saçlara bırakıyor.

Farklı ihtiyaçlara modern çözümler

Fue olarak tanımlanan ameliyatsız saç ekim tekniği de, dünyada son iki yıldır uygulanıyor. Done Saç Ekimi ve Estetik Merkezi’nde uygulanan bu konforlu ve modern teknik kapsamında, saçlar vucudun kıl içeren her hangi bir bölümünden lokal anestezi ile uyuşturularak tek tek alınıyor ve yine tek tek ihtiyaç duyulan bölgeye ekiliyor. Hiçbir şekilde alınan bölgede bir yara izi söz konusu olmazken, klasik saç ekimine göre daha süren bu teknik, özellikle verici alanda yeteri kadar saç teli bulunmayan ve çok kısa saç kullanmak isteyenler için tercih ediliyor. Her iki teknik kullanılarak saç ektirilenler, her türlü kuaför hizmetinden faydalana biliyor ve özel bir bakıma ihtiyaç duyulmuyor.
a
Biofibre uygulamalarında ise, Amerika'da üretilen değişik renk ve görünümlerdeki 17 cm uzunluğunda suni saç telleri, alerji testinden sonra istenilen bölgeye lokal anestezi ile tek tek ekiliyor. Ekim işlemi bittiğinde kişi yeni saçlarını tarayıp günlük aktivitelerine geri dönebiliyor. Bu saçların ömrü 5 ile 11 yıl arasında değişiyor. Biofibre'la ekilen saçlar, bir kere istenilen modelde kestiriliyor ve o şekilde kalıyor. Bu saçlar, uzamıyor ve hiçbir kuaför işlemi uygulanamıyor.

Asma yöntemi ile gençleşin!

Cildi germe ve toparlama yöntemi olarak son 1-2 senede tüm dünyada aşırı ilgi ile karşılaşan Happy Lift uygulaması, estetik cerrahide devrimsel bir yöntem olarak gözüküyor...

Uygun ellerde yapıldığında son derece basit ve risksiz bir yönte olan Happy Lift'in temelinde cilt altına yerleştirilen iplerle o bölgeye lift yapmak, yani gerdirmek yatıyor. Yüz, boyun, göğüs ve kalçalar ise bu yöntemde en çok baş vurulan bölgeler. Yöntem ve detayları hakkında Öğretim görevlisi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Melisa Eczacıbaşı ile görüştük.

Happy Lift nasıl bir yötem?
Happy Lift veya diğer adıyla asma yöntemi, deride herhangi bir yara ve kabuk izi bırakmadan, hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştirilen ve eskiden yapılan yüz gerdirme işlemlerinden bile estetik cerrahlar tarafından bile daha çok ilgi gören, devrim yaratan bir yöntem.

En çok hangi yaş grubuna ve nasıl uygulanıyor?

Dr. Melisa Eczacıbaşı, sarkmaları toparlayabilen ve dolayısıyla yüzde genel bir gerginlik ve canlılık yaratan bu yöntemde insan dokusuna yabancı olmayan ve uzun bir süre dayanabilen polilatit ve kaprolaktondan yapılmış ipler kullanıldığını belirtiyor. İpler, lokal anestezi uygulandıktan sonra, çok ince bir iğne ile, steril şartlarda deri altı yağ dokusuna yerleştiriliyor, bu esnada ise hasta zaten uyanıktır. Yalnız lokal anesteziden ötürü hiçbir his duymuyor. İp iğnenin diğer tarafından çıkana kadar iğne içine yerleştiriliyor, daha sonra derinin altında kalacak şekilde iğne çekilerek çıkarılıyor. Dıştan kalan ipuçları ise kesilerek deri içine gömülüyor. Bu ipler doğal asitlerden oluştuğu için ortalama 8-12 ay içinde deri altında erimeye başlıyor ve aynı bölgede ipin yerinde bağ doku oluşmaya başlıyor, bağ doku yani sert doku gelişmesi ile birlikte deride toparlama ve sertleşme meydana geliyor. İplerin uygulandığı bölgede hafif derecelerde şişlikler ve morluklar gelişebiliyor. Bunlar da ortalama 3-5 günde geçiyor. Bu yöntem kadın ya da erkek herkeste uygulanabilen bir yöntemdir.

En çok hangi bölgelerde uygulanıyor?
En çok yüz ve boyun bölgesinde uygulanmakla birlikte göğüs ve kalça kaldırmak amacı ile uygulanabiliyor.

Uygulamaya karar vermeden önce en çok dikkat edilmesi gereken hususlar
Yüz şekli ve anatomisine dikkat etmek gerektiğini önemle vurgulayan Dr. Melisa Eczacıbaşı, özellikle bu konuda eğitimi ve tecrübesi olan uzman hekimler tarafından uygulanmalıdır diye belirtiyor. Tedaviden önce hastanın genel tetkikleri, kan şekeri ve doku ile ilgili herhangi bir hastalığı olup olmadığı araştırılıyor, çok ileri yaştaki kişilerde ise cilt tonusu tamamen kaybolduysa iyi sonuçlar vermeyebilir.

Uygulamadan sonra dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Uygulama ortalama 1 saat gibi bir sürede gerçekleşiyor. Doğru yapıldığında herhangi bir riski olmayan bu yöntemde uygulamadan sonraki birkaç gün bölgelerde gerginlik oluşturulmaması dikkat ediliyor. Uygulamadan sonraki birkaç güne kadar boyun yastığı, 2-3 yastıkla uyumak ve omuzları yüksekte tutulmak önemlidir, cilt temizliği ve makyaj temizleme ise çok nazik ve yumuşak hareketler şeklinde olmalı. Hasta ortalama 2 hafta içersinde normal genel hayat alışkanlıklarını dönebiliyor ve ortalama 1 ay sonra ciddi egzersizleri rahatlıkla yapabiliyor.

Etki ne kadar sürüyor?
Happy liftin kalıcılığı kişiden kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 2-4 sene sürüyor, uygulamadan memnun kalınmadığı takdirde ipleri çıkartmak ve yeni bir uygulama yapmak mümkün. Happy liftin gerçek sonucu ise ancak 6 ay sonra yanı ipler eriyip bağ dokusu oluşmaya başladığında görülüyor, bununla birlikte destekleyici şartlar yanı uyku, beslenme ve stresten uzak durmayı dikkat edeceksiniz.

Kısa bilgiler
1. Lokal anestezi ile gerçekleşiyor.
2. Kanama, iz, kabuklanma yok.
3. Ortalama bölge başına 1 saat sürüyor.
4. Etki ortalama 2-4 sene sürüyor.
5. Yapılan bölgelerde 1-1.5 cm lifting yapıyor.
6. Yüz daha genç ve fresh görülüyor.
7. Cilt tonusu yerinde olan kadın, erkek her yaş grubunda uygulanabiliyor.

Yüz güldüren yöntemler

Günümüzde yüze genç ve dinamik bir görünüm kazandırmak için pek çok yöntem uygulanıyor. Bunlar birleştirildiğinde daha kalıcı, az riskli ve az komplikasyonlu sonuçlara ulaşılabiliyor...

Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklımıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkları giderecek şekilde gerilmesi gelebilir. Ama yüzdeki kırışıklıkların hepsini sadece deriyi gererek ortadan kaldırmaya çalışmak mimiksiz bir ifade ortaya çıkarır, bu da yüze bir maske görünümü verebilir. Oysa alın, göz ve dudak etrafındakı kırışıklıklar ilave metotlarla ayrıca tedavi edilebilir.

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile "rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü" ortaya çıkabilir.
Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır.
<!--
google_ad_client = "pub-8512210887917841";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel ="";
google_color_border = "FFFFFF";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "008000";
//-->

Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting'i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır.

Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini "Face styling" olarak adlandırıyor.

Midface-lifting: Klasik face lifting'de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda "midface-lifting" denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir.

Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir.

Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir.

Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da "Model-lifting" diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

Midi-lifting: Mini-lifting'e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting'e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

Yüz Germe

Yüz germe ameliyatı nedir?

Yüz germe ameliyatının bir diğer adı da "Rhytidectomy"dir. Yüz germe ameliyatı ile yüz ve boyun derisindeki sarkıklık giderilir; varsa çene altındaki yağlanma ortadan kaldırılır. Derialtı dokusu takviye edilir.

Kimler yüz germe ameliyatına iyi bir adaydır?

Yüz germe ameliyatına aday ideal kişiler, yüz ve boyun derisi sarkmaya başlamış ancak cildi hala elastikiyetini tam kaybetmemiş , başka sağlık problemi olmayanlardır. Genellikle 40 yaşın üzerindeki erkek ve kadınlara bu ameliyat uygulanır. Yüz germe ameliyatı sırasında, yüzün daha güzel ve daha genç görünmesi için, burun ve gözkapakları estetiği, alın düzeltme,kaş kaldırma ameliyatları da eklenebilir.

İnce kırışıklıklar için dolgu maddelerinin enjeksiyonu (yağ, hyalurinik asit vb) veya peeling (mekanik,kimyasal,lazer) yapılabilir

Yüz Germede ameliyat öncesi

Yüz germe ameliyatı olmayı düşündüğünüz zaman, önce ne istediğinizi ve neden istediğinizi kendinizle tartışın ve ardından bir plastik cerraha başvurun. İstek ve beklentilerinizi teker teker doktorunuza anlatın ve kendisi ile tartışın. Sigara kullanıyor iseniz mutlaka ameliyattan 10 gün önce bırakın. Doktorunuza güneşlenme ve cilt bakımı alışkanlığınızı iletin,ameliyatın daha kalıcı bir sonuç vermesi için,ameliyat sonrası yapmanız gerekenleri sormayı unutmayın. Gerekirse birkaç kez doktorunuzla konuyu tartışın.

Ameliyat

Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde, ameliyathanede yapılır. Genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (Damar yolu ile uyutma) yöntemi de uygulanabilir. Normal şartlarda 2-2.5 saat sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür. Ek işlemler (burun,göz kapağı vb ) yapılırsa ameliyat uzayabilir. Bu takdirde hastanede 1 gece kalınır. Yüz germe ameliyatı iz bırakan bir ameliyattır. Ancak bu iz belirgin değildir. İzler, şakak bölgesinde saçlı deri içinde, kulak önü ve arkasında gizlenir. Çene altı bölgesindeki yağlar alınırsa çene altında 3-5 mm.lik bir iz kalır, gözkapağı ve alın germe eklenirse göz kapaklarında ve alında saçlı deri içinde ek izler kalır. Ancak,genel olarak bu izler belirgin olmayan ve gizlenebilen izlerdir.

Yüz germe ameliyatı sonrası

Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Yüzde genel bir şişlik ve morarma ,uyuşukluk ve gerginlik hissi olabilir. Ameliyat esnasında yüz sinirleri anesteziden hafif derecede etkilenebileceğinden yüzde hafif asimetriler olabilir. Bunlar 3-5 gün içinde kendiliğinden geçer. Gözler, burun ve ağız açık bırakılacak şekilde baş sargısı uygulanır. Nadiren içerde kan birikmesini önlemek amacıyla dren denilen boru konabilir. Erkek hastalarda yüz derisinin kanlanması daha zengin olduğundan kanama ve içerde kan pıhtısı oluşması daha sık görülebildiğinden dren konması gerekli olabilir. Drenler en geç 2 gün içinde çekilir. Sargı 2 gün sonra açılır. Genel kontrol ve pansuman değişimi yapılır. Saçlar yıkanır ve gerekirse sargı yeniden konur. Dikişler 5-7 gün sonra alınır.

Yüz germe ameliyatından sonra normal hayata dönüş

Ameliyat iyi sonuç verir. Nadiren ikinci düzeltmeler gerekli olabilir. Kişi 1 hafta sonra işine dönebilir makyaj yapabilir. 2-ay ağır egzersizlerden ve aşırı güneş ışığından kaçınması, dış darbelerden korunması önerilir. Erkek hastalarda kulak arkası ile saçlı deri arasındaki mesafe daralır. Bu nedenle tıraş olurken dikkat etmeleri gerekir. Gerekli durumlarda,Bu bölgeye epilasyon yaptırma ihtiyacı doğabilir. Erkek hastalara 3 hafta sakal tıraşı olmamaları önerilir. Yüz ve boyun derisine yeni verilmiş şekil, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen 5-10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.

Mezoterapi

Mezoterapi, uzun zamandan beri estetik tıpta en sık talep konusu olan lipodistrofi veya selülit konusunda en seçkin tedavi biçimini oluşturmaktadır. İlk kez 1952'de Dr. Michel Pistor tarafından uygulanmıştır. 1987'de Fransız Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir.

Fransa' da ortalama 15.000 doktor, günde 60.000'den fazla hastayı mezoterapi yöntemi ile tedavi etmektedir. Uluslararası Mezoterapi Derneğine üye olan Avrupa, Afrika ve Güney Amerika'da 14 ülkede yöntem başarı ile uygulanmaktadır.

Mezoterapinin kelime anlamı orta deri tedavisidir. Temeli, tedavi edilecek bölgeye 4-6 mm uzunluğunda çok ince iğneler kullanılarak çok küçük miktarlarda ilaçları lokal olarak enjekte etmeye dayanan tamamen tıbbi bir eylemdir.

Endikasyona göre değişen çeşitli ilaç karışımları 5-10 dakika gibi bir süre içerisinde deri altına enjekte edilir.

Hangi Durumlarda Uygulanır?

ESTETİK KULLANIMLARI

  • Sellülit

  • Saç Dökülmesi

  • Ergenlik ve Hamilelikte Oluşan Çatlaklar

  • Yüz Gençleştirme

  • Yara İzleri, (skatrisler)


DİĞER KULLANIM ALANLARI

  • Romatoloji

  • Dolaşım Problemleri (varis, varis ülserleri)

  • Migren

  • Spor Hekimliği


Mezoterapi seans aralıkları minimum 1 hafta olmalıdır. Bir seansta enjekte edilen ilaç dozu 10 cc yi aşmamalıdır. Mezoterapide ortaya çıkan yan etkiler genellikle seans aralığı ya da dozaja dikkat edilmedi ise görülmektedir.

Uygulanmaması Gereken Durumlar

  • Kalp Yetmezliği

  • Diyabet

  • Böbrek Rahatsızlıklarında

  • Antikuagülan Tedavi Altındaki Hastalarda


Sonuç
Mezoterapi, etkinliği bütün dünyada kanıtlanmış bir geleneksel tıp yöntemidir. Bir çok ülkede uygulanıyor olması, her gün binlerce doktorun hastalarına uygulaması, yararlı bir yöntem olduğunun en güçlü kanıtıdır. Hasta ile hekim arasında etkin bir dialoğun olması sonuçların biran önce ve en iyi şekilde elde edilmesi için gereklidir. Ancak mezoterapiden, her zaman çok kısa sürelerde sonuç alıp, mucize bir düzelme de beklenmemelidir.

Meme Estetiği - Meme büyütme - Meme küçültme

Meme büyütme operasyonu meme dokusu altına yerleştirilen meme protezleri ile meme hacminin artırılmasıdır. Bu girişim yapısal olarak küçük memeler için ya da doğumdan sonra küçülmüş ve içi boşalmış memeler için uygulanabilir. Küçüklüğü yanında eğer memelerde sarkma mevcut ise bu işlem mastopeksi (meme dikleştirme) ile kombine edilebilir. Memedeki sarkma sonucu eğer meme ucu meme altındaki kıvrımın altına inmiş ise sadece meme protezi konulması bu sarkmayı önleyemeyeceğinden birlikte meme dikleştirici girişimlerin de yapılması gerekir.

Meme büyütme operasyonlarında silikon meme protezleri kullanılmaktadır. Bunların içi jöle kıvamında silikon olanları ve içi tuzlu su ile doldurulabilen tipleri mevcuttur. Her iki tip protezin de dış kabukları aynı silikon materyalden oluşmaktadır. Ayrıca protezlerin round (yuvarlak) ve naturel (gözyaşı damlası şeklinde) tipleri de mevcuttur. Son yıllarda jel protezlerin Cohesive jel tipleri üretilmiş ve kullanılmaktadır.

Bu protezlerde dış kabuk yırtılsa bile jel silikon dağılmamakta ve şeklini muhafaza etmektedir.















Operasyon öncesi küçük  göğüsleri olan hasta


Meme protezinin yerleştirilebileceği giriş yolları


Gölgeli bölge implantın konması için kaldırılır


İmplant direkt meme dokusunun altına  veya göğüs kaslarının arasına konur


Operasyon sonrası daha dolgun ve doğal görünümlü göğüsler

Meme büyütme operasyonlarında meme protezleri 3 farklı giriş yerinden yerleştirilebilir. Meme altı kıvrımlarından yapılan 4-5 cm'lik kesi ile, meme ucundan yapılan kesi ile ya da koltuk altından yapılan kesi ile protez yerleştirilebilir. Yapılacak kesinin yeri cerrahın tercihine, hastanın isteklerine ve kullanılacak protezin tipine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Silikon meme protezleri yapılan kesi yoluyla meme dokusunun altına ya da  meme altında bulunan göğüs duvarı kasının (pektoralis majör) altında hazırlanan bir boşluğa yerleştirilebilir.

Kas altına yerleştirme ameliyat sonrası dönemde bir miktar ağrılı olmakla birlikte ameliyat sonrası oluşabilecek problemlerin daha az olması ve daha naturel sonuçlar elde edilmesi bakımından daha avantajlı olduğundan biz hastalarımızın çoğunda bu yöntemi tercih etmekteyiz.Kişiden kişiye değişebilmekle birlikte sarkması olmayan küçük memeli kişilerde protez olarak tercihimiz ise genellikle içi jel silikon doku gözyaşı damlası şekline (naturel tip) protezler olmaktadır. İçi jel doku protezlerde uzun dönemde memenin yumuşaklığının  su dolu protezlere göre naturel olduğu görüşündeyiz.

Meme protezinin büyüklüğüne, dolayısıyla oluşacak memenin büyüklüğüne karar verirken hastanın istekleri de göz önüne alınmakla birlikte göğüs duvarının yapısı ve genişliği en önemli belirleyici faktörlerdir. Bunun için göğüs duvarında memelerin olması gereken bölgenin çapı ölçülerek, bu çapa uygun protezler seçilmelidir. Bu çaptan daha büyük çaplı protezler üstte ve yanlarda taşmalara neden olacak ve tabii bir sonuç elde edilemeyecektir. Unutulmamalıdır ki en güzel sonuçlar ameliyat olduğu belli olmayan tabii sonuçlardır.

Göğüs büyütme ameliyatları ortalama 1.5-2 saat sürer. Ameliyat genel anestezi altında yapılmakta ve birkaç saat sonra ya da ertesi gün hasta taburcu edilebilmektedir. Ameliyat sonrası kol hareketleri ile ortaya çıkan ağrı için ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalar genellikle birkaç gün içinde işlerine dönebilmekle birlikte  3 hafta süreyle ağır şeyler kaldırmaması ve kollarını yukarıya kaldırmaması önerilmektedir. Yüzme , tenis gibi sporlara ise altıncı haftadan itibaren başlanabilir. Ameliyat sonrası memelerde oluşan sertlikler birkaç hafta içerisinde kaybolur ve memeler tabii yumuşak kıvamına ulaşır.

Meme protez ameliyatlarının en önemli komplikasyonu kapsül kontaktürü denilen durumdur. Kapsül kontaktürü protez etrafında vücudun oluşturduğu destek dokusunun memenin şeklini bozması aşırı sert bir kıvamda ele gelmesidir. Bu ihtimal bazı faktörlere dikkat edilerek en aza indirilebilir. Uygun büyüklükte protez konulması, protezin kas altına yerleştirilmesi, ameliyatta temiz ve kansız çalışma kapsül kontaktürü ihtimalini azaltacaktır. Bütün bunlara rağmen çok küçük bir yüzdede (%1-2) ciddi düzeyde kapsül kontaktürü gelişebilir. Bu durumda ikinci bir ameliyatla oluşan sert kapsül çıkartılıp aynı protezler tekrar yerleştirilir. Günümüz teknolojisinde meme protezlerinin patlaması ya da yırtılması hemen hemen hiç rastlanmayan durumdur. Bu durum olsa bile dağılmayan jel protezler (cohesive jel) kullanıldığından hasta için herhangi bir problem oluşmamaktadır.

Meme prozetleri çok uzun yıllar kullanılabilir. Herhangi bir problem oluşmadıkça değiştirilmeleri gerekmemektedir.

MEME KÜÇÜLTME

Meme küçültme ameliyatları kişide normalden büyük ve sarkmış olan memeleri normal boyutlara ve dikliğine kavuşturmak için yapılan ameliyatlardır. Bu işlem esnasında meme başı etrafındaki koyu renkli kısım (areola) da genellikle küçültülür.

Normalden büyük olan memeler kişiye fiziksel ve psikolojik olarak rahatsızlık veren bir durumdur. Dolayısı ile meme küçültme ameliyatları estetik bir ameliyat olmasının yanısıra hastaya fiziksel bir rahatlama sağlayacağından aynı zamanda fonksiyonel bir ameliyattır. Çünkü memelerin ağırlığı ile omuzlarda çöküklük, sırt ağrıları ve meme altı bölgesinde terlemeye bağlı kaşıntı ve pişikler oluşmaktadır. Çok iri ve sarkık memeler fiziksel aktiviteleri de kısıtlamaktadır. Meme küçültme ameliyatları sonucunda memelerde birtakım izler kalmakla birlikte, hasta, normal büyüklükte memelere kavuştuğunda bu rahatsızlıklardan kurtulmakta ve fiziksel olarak çok rahatlamaktadır. Bazı genç kızlarda memeler aşırı büyük olabilir (virginal hipertrofi) Bu kişilere erken yaşlarda bile (16-17 yaş) meme küçültme ameliyatları yapılabilir.

Meme küçültme ameliyatları için uygulanan birçok cerrahi teknik mevcuttur. Uygulanacak cerrahi teknik memelerin büyüklüğüne, şekline ve cerrahın tercihine göre değişir. Ameliyatta meme başının kan dolaşımı korunacak şekilde, uygulanan cerrahi tekniğe göre memenin yanlarından ve alt bölgesinden veya yanlarından ve üst bölgelerinden meme dokusu çıkartılarak meme hacmi küçültülür. Meme başları normalde olması gereken meme altı kıvrım hizasına kadar yukarıya alınır. Ameliyat bitiminde meme başı etrafında, meme başından aşağıya dikine uzanan ve meme altı kıvrımında dikişler (Ters T şeklinde) mevcuttur.












Büyük boyutta ve ağır meme örneği


Gölgeli yerdeki yağ ve deri yok edilir, göğüs ucu yukarı çekilir


Operasyon sonrası ince dikişler


Daha küçük ve hafif göğüsler

Son yıllarda meme altı kıvrımı boyunca kesi yapılmayan vertikal mamoplasti adı verilen cerrahi teknik çok popüler olmuştur. Bu teknikte ters T şeklinde iz yerine meme başından aşağıya sadece dikine bir iz oluşur. Ancak bu teknik çok iri memelerde uygulanamamaktadır. Aşırı büyük olmayan ve deri elastikiyeti iyi olan memelerde biz bu tekniği tercih etmekteyiz.

Meme küçültme ameliyatı esnasında yapılan kesiler sonucunda dikiş hatlarında kaçınılmaz olarak izler oluşacaktır. Bu izler ilk aylarda daha belirgin ve kırmızımsı renkte olmakla birlikte aylar içinde yumuşayacak renkleri beyazlaşacak ve daha az görünür hale gelecektir.

Meme küçültme ameliyatları genel anestezi altında yapılır ve ameliyat ortalama 3 saat sürer. Hasta ameliyattan sonra aynı gün yada ameliyatın ertesi günü taburcu edilir. Dikişler arasından içeride birikebilecek kan ve vücut sıvılarını toplamak için yerleştirilen drenler 24 ile 48 saatte çekilir. Hasta 2-3 gün aralıklarla kontrole gelir. Dikişler 10-12. günler arasında alınır. Özellikle dikiş hatların birleştiği köşelerde küçük deri kayıpları, dikiş açılmaları ve akıntılar bu ameliyatlardan sonra sık görülmekle birlikte önemli bir problem oluşturmazlar ve pansumanlarla genellikle 2-3 hafta içinde iyileşirler.

Meme küçültme ameliyatlarından sonra ciddi denecek ağrılar oluşmaz ve ilk bir iki gün boyunca oluşabilecek ağrılar, ağrı kesicilerle kontrol edilebilir. Hastalar dikiş bölgelerinde pansuman malzemeleri olmakla birlikte sporcu sütyeni şeklinde elastik bir sütyen giyerek birkaç gün sonra günlük aktivitelerine ve işlerine dönebilir.

Meme küçültme ameliyatları sonucunda meme başında kısmi duygu kusurları oluşabilir. Ayrıca meme bezlerinin bir kısmı çıkartıldığından ve süt kanallarının bir kısmı kesildiğinden süt verme fonksiyonunda kısmi veya total kayıplar oluşabilir. Bu kayıplar memenin büyüklüğü, sarkıklığı ve uygulanacak cerrahi teknikle de ilişkilidir. Çok nadiren meme başlarına kan dolaşımı bozukluğuna bağlı meme başlarında kısmi yada total deri kayıpları oluşabilir. Meme küçültme ameliyatları bu dezavantajlarına rağmen uygun seçilmiş hastalar için çok yararlı ameliyatlardır. Hastayı bir yükten kurtararak fiziksel rahatlatmasının yanısıra psikolojik olarak da çok olumlu yönde etkilemektedir.

Laser Epilasyon

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yoludur. Epilasyonda kullanılan laser ışığının dalga boyu melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir. Soğutma sistemli laser tekniği ile laser ısısı cilde zarar vermeden doğrudan kıl kökünü yok eden ısıya dönüşür.



Laser ile Epilasyon şematik gösterimi



Laser epilasyon kimlere uygulanabilir?
12 yaşından itibaren koyu renkli tüyleri olan herkese uygulanabilir. Eğer tüyler açık renkli yani pigmenti az, koyu renkli pigmenti hiç yok ise laser ışığını görmeyeceği için tedaviden etkilenmez.

Laser epilasyon hangi bölgelere uygulanabilir?
Gözleri direkt ışıktan özel gözlüklerle koruma şartı ile tüm vücut bölgelerindeki tüylere uygulanabilir.

Her tedavi süresi ne kadardır?
Kullanılan cihazların özelliklerine göre değişmekle beraber çok hızlı çalışma özelliklerine sahip cihazlarla yüz 5 - 6 dakikada, bıyık 1 - 2 dakikada, bacaklar 1 saat gibi denilebilir.

Tedavi sırasında ağrı hissedilir mi?
Hayır, hissedilmez. Yalnız soğutucu gazının ve laser ışığının çarpmasını cildinizde bir lastik çarpması gibi hissedebilirsiniz.

Tedavi sonrasında iz kalır mı?
Tedavi sonrasında 5 - 10 dakika bazen yarım saat süren kızarıklık olabilir. Bu geçicidir. Soğutma sistemi olmayan laserlerde, ışığın cildin üst tabakası olan epidermisteki melanin pigmentlerinden de emilmesinden dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke iz kalma riski her zaman mevcuttur. Soğutma sistemli laserde cildin ısınmasına fırsat verilmemekte böylece yanık riski ortadan kalkmaktadır.

Bir seansta tüylerden kurtulmak mümkünmüdür?
Hayır, mümkün değildir. Çünkü kıl köklerinin hepsi aynı büyüme devresinde değildir. Uygulama esnasında olgun fazda (anogen) olan kıl kökleri etkilenir. Dinlenmekte (katogen) ve gerileme (telogen) fazındaki kıl kökleri etkilenmez. Bunlar için diğer seansların uygulanması gerekir. Kılların renklerinde ve büyüme devrelerinde olan farklılıklardan dolayı seans sayısı kişiye göre hatta aynı kişinin farklı bölgelerine göre değişir.

Seans aralıkları ne kadardır?
Seans aralıkları bölgeye göre 4 ila 8 hafta arasında değişir.

Laser epilasyon düşünüldüğünde ne yapılması gerekir?
Öncelikle dermatolog tarafından hastanın görülüp değerlendirilmesi, tüylenmenin nedeninin araştırılması, gerekli tahlil ve tetkiklerin yapılması gereklidir. Tedaviye başlanmadan önce tüylerin sarartılmamış olması, cımbız veya iple alınmamış olması şarttır.

Diş Beyazlatma

Diş minesi ve dentinde oluşan renklenmeyi, temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel'in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir.

Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?

Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;

* Yaşlılık
* Kahve
* Çay, kola
* Sigara
* Çarpma
* Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)
* Fazla florid kullanımı
* Sinir dejenerasyonu
* Eski kaplamalar

Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?

Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir.

Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, tedavi görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir.

Yöntem Güvenli midir?

Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve diş etleri için zararsızdır.

Sistem Nasıl Etki Ediyor?

Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır.
Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik, ağıza yerleştirilir. Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır.

Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı?

Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar.

Uygulama Süresi Ne Kadardır?

Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ancak ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınabilir.

Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?

Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelenmeye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir defa 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler.

Burun Estetiği

Rinoplasti, yani estetik burun cerrahisi burnun yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyatla burnun mevcut yapısı ve yüz ile orantısına bakılarak, burnun boyutlarının küçültülmesi ya da büyültülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması veya azaltılması, burun-dudak açısı, burun-alın açısının değiştirilmesi gibi mevcut probleme yönelik işlemler yapılır.

Rinoplasti, burun şeklinin düzeltildiği bir girişim olmakla birlikte, burun içindeki kıkırdak ve kemik eğriliklerine (deviasyon) ya da burun etleri olarak bilinen konka hipertrofillerine bağlı nefes alma problemleri de aynı ameliyatta düzeltilebilmektedir. Deviasyon bulunan hastalarda burun dış görünümünde de eğrilik ve şekil bozukluğu var ise nefes alma fonksiyonunun ve şekil bozukluğunun aynı operasyonda düzeltilmesi çok önemlidir. Çünkü ameliyatların farklı seanslarda yapılması başarı şansını düşürmektedir.

Burun estetiği estetik cerrahinin teknik olarak en özellikli ameliyatıdır.

Bunun iki nedeni vardır. Binircisi burun yüzün tam ortasında en çok dikkat çeken organ olması nedeniyle küçük hatalar ve asimetriler bile göze çarpmaktadır. İkincisi ise burun nefes alma fonksiyonunu yapan bir organ olup burun kemiği, kıkırdakları ve burun için deri örtüsünün nefes alma fonksiyonunda önemli görevleri olmasıdır. Buruna yeni bir şekil verirken bu oluşumların fonksiyonlarını bozmamak ve nefes alma fonksiyonunda bozukluk var ise bunu da düzeltmek gerekir. Bu nedenle burun estetiğinin diğer estetik cerrahi girişimlerinden biraz farklı olarak cerrahın bilgi, beceri ve deneyimine en çok bağlı bir operasyon olduğu söylenebilir.

Rinoplasti ameliyatından önce hasta, doktor görüşmesi son derece önemlidir. Hastanın beklentilerinin doktor tarafından bilinmesi, bu beklentilerin gerçekçi olup olmadığının anlaşılması ve beklentilerin ne kadarının karşılanacağının hastaya anlatılması gerekmektedir.

Dünyadaki tüm insanların burunları kemik, kıkırdak ve deri yapısı bakımından farklı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla ameliyat sonrası oluşacak sonuçta her hastada farklı olacaktır. Burunun deri kıkırdak ve kemik özellikleri oluşacak sonuçta büyük rol oynar. İnce derili, kıkırdak ve kemik şekillendirilmesi gerektiren burunlarda çok iyi sonuçlar elde edilebileceği gibi kalın ve yağlı burun ucu derisi olan zayıf kıkırdaklı burunlarda aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemeyebilir.

Burun estetiğinde amaç yüzdeki diğer oluşumlarla uygun orantı ve büyüklüğe sahip iyi nefes alma fonksiyonu olan olan bir burun oluşturmaktır. Her burun estetik ameliyatı burunu küçültmek demek değildir. Eğer burunun uzunluğu ve yüksekliği yüzün diğer oluşumlarıyla oransal olarak küçük ise bu oranı düzeltmek için kıkırdak ve kemik ilaveleri ile burnu büyütücü ve uzatıcı işlemler yapılabilir. Bize göre en güzel sonuçlar estetik ameliyat olduğu başkaları tarafından anlaşılmayan herhangi bir asimetrisi olmayan, yüz ile orantısı uyumlu ve naturel burunlardır.

Rinoplasti burun gelişimi tamamladıktan sonra yapılabilir. Bu sınır kabaca genç kızlarda 16-17 yaş, erkeklerde ise 17-18 yaş olarak verilebilir.



















Rinoplasti hastası: Büyük ve kemerli bir burun


Çizgili yerlerden burun delikleri içerisinden girilir

Kemer törpü ile alınır ve burun kemikleri tabanından inceltilir




Burun ucu kıkırdakları taralı yerler alınarak küçültülür





Burun ile üst dudak arasında olması gereken açı oluşturulur.


Operasyon sonrası uygulanan thermoplastik kalıp, burunda 7 gün kalır.


Operasyon sonrası ideal burun

Rinoplasti genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte, genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Ameliyat burun delikleri içinde yapılan kesilerden yapıldığından ameliyat sonunda görünür bir yara izi kalmaz. Geniş burun kanatlarının daraltılması yapılan durumlarda ise burun kanadı kıvrımlarında kalacak şekilde 5-6 mm uzunluğunda kesiler olacaktır. Ancak bu izler tam kıvrım yerinde olduğundan dikkat çekmemektedir.

Rinoplasti ameliyatı ortalama iki saat sürmektedir. Operasyon sonrası burun üzerine termoplastik (sıcak suda eritilip, soğuyunca donan) bir kalıp uygulanmakta (Şekil-6) ve 6-7 gün boyunca tutulmaktadır.Biz rinoplasti ameliyatı sonrası burun içine tampon koymamaktayız. Böylece ameliyattan hemen sonra hasta burnundan nefes alabilmekte ve daha rahat bir ameliyat sonrası dönem geçirmektedir. Ayrıca ameliyat esnasında burun derisi altına yapılan uzun etkili lokal anestezik sayesinde hastalar ameliyat sonrası hiç ağrı duymamaktadırlar. Ancak özellikle gözaltlarında bir miktar şişme ve morluklar oluşmakta, ameliyatın ertesi günü en fazla olan şişlik ve morarmalar genellikle bir hafta içinde tamamen kaybolmaktadır. Burun estetiği sanılanın aksine ameliyat sonrası dönemi hasta için çok rahat geçen ağrısız bir ameliyattır.

7. gün sonunda burun üzerindeki plastik kalıp çıkarılır, bunun üzerine 3 ila 4 gün kağıt flaster yapıştırılır. 10 ila 11. gün hastaların pek çoğu, ameliyat oldukları anlaşılmayacak şekilde şişlikleri kaybolmuş olarak günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Ancak büyük kemerli ve kalın kemikli burunlarda burun üzerindeki şişliklerin inmesi 3-4 haftayı bulabilmektedir. Hastalar fark etmemekle birlikte burun derisindeki ödem (şişlik ve sertlik) aylar içerisinde giderek azalır ve burun daha ince ve güzel görünüm alır.

Burcunuza göre seks hayatınız - Kova (20 Ocak - 18 Şubat)

Özgürlüğüne ve yeniliklere çok düşkün olan Kova'nın cinsel alanda da tek bir eşe bağlanması mümkün değildir. Bağımsızlığına çok düşkün olduğu için, kendini hiç bir zaman tam anlamıyla karşısındaki insana veremez, açılamaz. Orijinalite ve egzantiriklikle özdeşleştirilen Uranüs tarafından yönetilen Kova, cinsel hayatta da oldukça farklı alışkanlıklara ve davranış biçimine sahiptir. Cinsel anlamda aktif olabilmesi için, mental olarak da uyarılmaya ihtiyaç duyar.
Kova Sabit nitelikte bir burç olduğu için cinsellikte de oldukça yavaştır. Zaten kendisini beyniyle, düşünceleriyle özdeşleştiren ve bireysellikten oldukça uzak bir karaktere sahip olan Kova için cinsellik olmazsa olmaz değildir.
Hümaniter ve demokrat bir tarzı olduğu için cinsellikte de her zaman eşitlik ilkesine göre hareket eder. Kova kadını da erkeği de ilk adımı atmaktan hiç çekinmez ama, sonraki davranışlarını karşı tarafın reaksiyonuna göre ayarlar.

Bu eşitlikçi yapı, partnerin ihtiyaçlarına, arzularına karşı duyarlılık da geliştirmesine ve düşüceli bir eş olmasına yardım eder.
Sadece bedeniyle ilgilenen, düşüncelerine, zekasına ve mental kapasitesine önem vermeyen bir partnerle, Kova'nın bir kereden fazla cinsellik yaşaması mümkün değildir. Kendisi de belli bir mental kapasiteye sahip olmayan insanlarla beraber olmamayı tercih eder. Soğuk durmasına rağmen, yeterince uyarıldığı zaman Kova, ateşli bir aşık halini alır.

Burcunuza göre seks hayatınız - Balık (19 Şubat - 20 Mart)

Duygularıyla yaşayan Balık için cinsellik de duygusallığın başka bir boyutudur. İçgüdüleri ve sezgileri oldukça ön planda olduğu için, kendi cazibesini çok iyi bilir ve kendisini kimin isteyebileceğini, ya da kim tarafından reddedilebileceğini çok iyi tahmin eder. Aslında elde etmek istediği derin bir duygusal paylaşımdır. Cinselliği ve bedensel cazibesini bunu elde etmek için kullanmaya eğilimlidir. Gizemli görünüşüyle karşı cinsin her zaman ilgi odağı haline gelmekte tam bir ustadır.
Kaos ve karmaşa gezegeni Neptün tarafından yönetilen Balık insanı, bazen hangi duygular içinde olduğunun ayrımına varamaz. Salt cinsel dürtüyle hareket etse bile, bunun derin bir duygusallık olduğu konusunda ısrar edebilir. Kendini anlamaya, tanımaya başladığı zaman ise, cinselliğini daha rahat kabul edip, yaşayabilecektir.
Zengin hayal dünyası, estetik duyarlılığı ve gelişkin duyuları Balık'ı bir fantezi üretme makinası haline getirebilir.

Özellikle duygusal paylaşımda bulunduğu bir partneri varsa, bu fantezilerin başrolünü o üstlenir.
Balık'ın empati mekanizması ve insanlara karşı duyarlılığı çok gelişmiştir. Dolayısıyla kendi istekli olmadığı zamanlarda bile, partnerine hayır demeyi bilmez. Kendi istek ve arzularını bir kenara bırakmayı, meziyet kabul ettiği için, cinsellik tek tarafın hegamonyasında olan bir faaliyet halini alabilir. Ayak fetişizmi en sık Balık burcu insanlarında rastlanır.

Burcunuza göre seks hayatınız - Oğlak (22 Aralık - 19 Ocak)

Disiplin ve yapılanma gezegeni Satürn'ün etkisindeki Oğlak burcu insanları yaşamlarının diğer alanında olduğu gibi, cinsel hayatlarında da bir düzene ve rutine ihtiyaç duyarlar. Porgramlı bir cinsel yaşam, Oğlak'ın kendini daha iyi hissetmesine neden olur. Tedbir ve ihtiyat hayatının anahtar kelimeleri olduğu için, ne kadar tutkulu olursa olsun, Oğlak tekeşliliği tercih eder. Ayakları yerden bir türlü ayrılamadığı için, cinsel hedeflerinde de ulaşabileceklerine kilitlenir. Boş yere, sadece bedensel tutkularına diş geçiremediği için, karşı cinsin peşinden koşması mümkün değildir.
Toprak elementinden bir burç olan Oğlak'ın cinsel dürtüleri yoğundur ve oldukça istekli bir yapısı vardır. Ancak geleneklere, kurallara ve dış dünyanın değerlerine verdiği önem burada da kontrollü olmasına nedendir. Mahremiyete de verdiği değer sonucunda, toplumsal ortamlarda evli olduğu eşine bile cinsel göndermeler yapması ya da cinsellik bağlamında dokunması mümkün olmaz.


Dominant bir karakter olan Oğlak, cinsellikte de baskın rolü üstlenmekten hoşlanır. Ancak bir Koç kadar ben-merkezcil olmadığı için, partnerinin duygularına ve ihtiyaçlarına karşı cevapsız değildir. Ayrıca ne kadar inatçı olursa olsun, istenmediğini düşünürse, karşısındakine diretmez. Sınırlarını ortaya koymaktan ve isteklerini alenen paylaşmaktan hiç çekinmez. Oğlak'ın en büyük dezavantajı işine odaklı beynini, cinsellik anında bile boşaltamamasıdır.